
03 Mart 2008 Pazartesi
Down'lı kıza estetik olur mu tartışması

08 Şubat 2008 Cuma
down sendromlu genç üniversiteli oldu

Okuma azmi, down sendromlu Olcayto Tunçel'i üniversiteli yaptı. İlk ve orta öğretimini normal eğitim veren bir okulda tamamlayan Tunçel, Anadolu Üniversitesinde eğitimine devam ediyor.
Boş zamanlarında annesinin eczanesinde çalışan, edebiyat ve müziğe de ilgi duyan Tunçel, hikayeler yazıyor, org çalıyor.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Tunçel, engelli bir genç olarak okumaktan asla vazgeçmediğini, ailesinin ve arkadaşlarının desteğiyle ilk ve ortaöğretimini başarıyla tamamladığını anlattı.
Eğitim hayatı boyunca sınıfını takdir ve teşekkür belgeleri ile geçtiğini belirten Tunçel, üniversiteye hazırlık sürecinin sıkıntılı geçtiğini, bu dönemde özel ders aldığını ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Büro Yönetimi Bölümünü kazandığını söyledi.
Tunçel, şunları kaydetti: "Sınavı kazandığımı bildiren belge gelince çok sevindim. Kendimle gurur duydum. Birçok kişinin sıfır çektiği bir sınavda başarılı olduğum için ailem ve arkadaşlarım da çok sevindi. Ancak, ilk başta açıköğretimi beğenmedim. Çünkü açıköğretime karşı bir ön yargım vardı. Ama eğitim sistemini görünce sevdim ve okumaya karar verdim. Mezun olmam için az bir ders kaldı. Onları da bu sene vererek diplomamı almak istiyorum.
Aslında tarih bölümünde okumak istiyordum. Büro yönetiminden mezun olduktan sonra tarih bölümüne girmek için çaba harcayacağım."
Edebiyata ilgi duyduğunu ve okumaktan büyük keyif aldığını anlatan Tunçel, genellikle İlber Ortaylı, Agatha Christie, Sir Arthur Conan Doyle'nın kitaplarını tercih ettiğini, saf bozulmamış insanları anlattığı için Hüseyin Rahmi Gürpınar'ı severek okuduğunu söyledi. Hobi olarak kısa hikayeler yazdığını ve org çaldığını da kaydeden Tunçel, yurt dışı seyahatlerden hoşlandığını, bugüne kadar Fransa, Hollanda ve Mısır'ı gördüğünü, Meksika'yı da görmek için para biriktirdiğini ifade etti. Gelecek planları arasında evlenip yuva kurmanın da olduğunu anlatan Tunçel, "Herkes evlenmek ister. Ben de istiyorum. şimdiye kadar birçok kız arkadaşım oldu ama ciddi bir şey düşünemedim. Gelecek ne gösterirse o olur" diye konuştu.
Tunçel, diğer down sendromlulara örnek olmak istediğini vurgulayarak, "Dileğim, onların da başarıya ulaşması" dedi.
01 Şubat 2008 Cuma
DOWN SENDROMU
En basit tanımıyla Down Sendromu çocuğunuzun vücudundaki hücrelerin 46 yerine fazladan bir kromozoma, yani 47 kromozoma sahip olmasıdır. Down Sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır.
İnsan vücudunu oluşturan hücrelerin çekirdekleri, kromozomlarla birbirlerine bağlanmış olan genlerden oluşmuştur. İşte bu genler ve kromozomlar fizyolojik ve kişilik yapımızın ana unsurlarıdır, dolayısıyla çocuğunuzun fazladan sahip olduğu bir kromozom onun hayatını etkileyecektir. Kromozom anomalilerinin çoğunda embriyo gelişemez. Down Sendromu embriyonun gelişimini tamamlayabildiği bir durumdur.
Çocuğunuzun fiziksel görünümü diğer çocuklardan biraz farklı olabilir, bir takım sağlık sorunları bulunabilir. Fakat unutmayın ki, bazı çocukların sarı saçlı, bazılarının mavi gözlü olması gibi sizin çocuğunuzun da Down Sendromlu olması bir genetik farklılıktır.
Down Sendromu konusunda iki şey kesindir. Birincisi, Down Sendromunun kaynağı anne-baba değildir ve hamilelik öncesi veya sırası olan hiç bir şey çocuğun Down Sendromlu doğmasına yol açmaz. İkincisi, diğer çocuklar gibi Down Sendromlu çocukların da kendilerine özgü kişilikleri, yetenekleri ve düşünceleri vardır. Diğer çocuklar gibi onlar da farklı kişiliğe sahip bir birey olarak büyüyeceklerdir.
Dünyanın her yerinde ve tüm insan ırklarında Down Sendromu mevcuttur ve zamanla ortaya çıkan bir durum değildir. Down Sendromlu insanların, insanoğlunun oluşumundan beri var olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla Down Sendromunu yaşamın doğal bir parçası olarak kabul etmek yanlış olmasa gerek.